2000 KÖY YAŞAM MERKEZİ, VATANDAŞLARIN HİZMETİNDE  
2000 KÖY YAŞAM MERKEZİ, VATANDAŞLARIN HİZMETİNDE

2000 KÖY YAŞAM MERKEZİ, VATANDAŞLARIN HİZMETİNDE

2000 Köy Yaşam Merkezinin Açılış Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci'nin katılımıyla Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, açılışı yapılan Köy Yaşam Merkezlerini, "Eğitimde gelenekle geleceği buluşturan" stratejik hamlelerden birisi olarak gördüğünü belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Köy Yaşam Merkezlerimizle sadece eğitime yeni bir soluk kazandırmıyor, aynı zamanda evlatlarımızı yarının Türkiye'sine de hazırlıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
 
Köy Yaşam Merkezlerinde verilecek mesleki ve teknik kurslar ile kültür ve sanat faaliyetlerinin de köylere yeni bir dinamizm katacağına inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim camiası için büyük bir kazanç olan projeye öncülük eden Millî Eğitim Bakanlığı'nı, destek veren İçişleri ile Tarım ve Orman Bakanlığı'nı tebrik etti.
 
Köy Yaşam Merkezlerinde eğitim alan çocuklar ile onları vatana, millete ve ailelerine hayırlı birer insan olarak yetiştiren öğretmenlere muvaffakiyet dileyen Erdoğan, sıradan bir memurluktan öte vatan görevi yürüten öğretmenlerin her birine emekleri ve fedakârlıkları için teşekkür etti.
 
"Türkiye Yüzyılı hayalimizin mimarı da müellifi de sahibi de 85 milyonun tamamıdır"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: "Önümüzdeki sene, Cumhuriyetimizin 100'üncü yıl dönümüyle beraber Millî Eğitim Bakanlığımızın da 100'üncü yaşına erişeceğiz. Tarihimizin dönüm noktalarını teşkil eden bu önemli yıl dönümleriyle ilgili hazırlıklarımıza şimdiden başladık. 2023'ü her bakımdan ülkemiz, milletimiz ve kurumlarımız için yeni bir dönemin mukaddimesine dönüştürmek istiyoruz. Kısa süre önce kamuoyuna açıkladığımız Türkiye Yüzyılı programımız, bu hedefimizin adeta çatısını kurmaktadır. Şimdi sıra, Meclis'teki ve kabinemizdeki arkadaşlarımızın da yer alacağı kapsamlı bir çalışmayla, 81 vilayetimizle birlikte Türkiye Yüzyılı'nı adım adım, tuğla tuğla inşa etmeye gelmiştir. Türkiye Yüzyılı hayalimizin mimarı da, müellifi de, sahibi de 85 milyonun tamamıdır. Bu program, kadınıyla-erkeğiyle, genciyle-yaşlısıyla ülkemizin tamamının, milletimizin tüm fertlerinin eseri olacaktır. Dün Avrupa'nın 'hasta adamı' olarak görülen bir milleti nasıl yeniden ayağa kaldırdıysak, tüm yokluklara ve imkânsızlıklara rağmen Milli Mücadele'yi nasıl zafere taşıdıysak, önümüze çıkartılan engelleri nasıl birlik ve beraberlik içinde aştıysak, darbelerden terör saldırılarına her türlü badirenin üstünden nasıl alnımızın akıyla geldiysek, Türkiye'yi son 20 yılda nasıl bölgesinin ve dünyanın parlayan yıldızı haline getirdiysek, inşallah bugün de milletimizin ve insanlığın tarihinde yeni bir dönemin muştusu olacak Türkiye Yüzyılı'nı beraberce hayata geçireceğiz."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün artık krizlerden ziyade Türkiye Yüzyılı'ndan bahsedebilmemizin gerisinde, 20 yıllık bir demokrasi ve kalkınma reformu tecrübesi vardır" diyerek, Türkiye'nin bugün bulunduğu yere birilerinin inayetiyle değil; sinsi oyunlarla, can yakıcı tuzaklarla dolu zorlu bir yolculuktan sonra ulaştığını kaydetti.
 
"20 yıl önce Türkiye'yi dört ana sütun üzerinde inşa etme sözünü verdik ve ilk sıraya da eğitimi yerleştirdik"
Elde ettikleri hiçbir kazanımın kendilerine altın tepside sunulmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Millet ve memleket olarak hangi başarıya imza attıysak, hepsi için mücadele ettik, ter döktük, gerektiğinde bedel ödedik. Yoklukların, ekonomik krizlerin ülkesinden; sanayisiyle, ihracatıyla, turizmiyle, tarımıyla ekonomisi göz dolduran bir Türkiye'ye işte bu şekilde kavuştuk. Vesayetin adeta kol gezdiği bir ülkeyi, demokrasisi parmakla gösterilen bir seviyeye bu şekilde taşıdık. Üniversiteden iş hayatına yasakların hüküm sürdüğü bir Türkiye'den, hak ve özgürlüklerin her alanda korunduğu bir ülkeye bu şekilde geldik." diye konuştu.
 
"Tüm bütçelerde en büyük payı, eğitim ve öğretime verdik" 
20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstelendiklerinde, Türkiye'yi dört ana sütun üzerinde inşa etme sözünü verdiklerini ve ilk sıraya da eğitimi yerleştirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi:
 
"Ardına sağlığı koymuştuk. Ardından adalet ve emniyet demiştik. Bu dört sütunun da tamamını gerçekleştirdik. Ardından ulaşım dedik, enerji dedik, tarım dedik, diplomasi dedik. Bunların hepsini teker teker hayata geçirdik. Aradan geçen 20 yıllık süre zarfında milletimize verdiğimiz her söz gibi hamdolsun bunları da hayata geçirdik. Tüm bütçelerde en büyük payı dikkat edin, geldiğimizde savunmadaydı. Ama sonra birinci sıraya hangi birimi yerleştirdik? Eğitim öğretimi yerleştirdik. Çünkü eğitim güçlenmeden, eğitim öğretim evlatlarımıza gerekli olan yolu açmadıktan sonra o ülkede gençliği yetiştiremezsiniz. İşte biz bunu başardık. Eğitim şimdi birinci sırada. Arkasında sağlık var. Adalet var, emniyet var. Eğitim bütçemizi, yıllık yedi buçuk milyar liradan aldık. Geçtiğimiz sene itibariyle 304 milyar liraya çıkardık. Hâlihazırda görüşmeleri devam eden 2023 bütçemizde eğitime tahsis edilen kaynak toplam 651 milyar lirayı bulmakta. Kütüphanesi, laboratuvarları, spor salonları, çalışma atölyeleri ve diğer imkânlarıyla okullarımızın çehresini tamamen değiştirdik. Toplam 750 bin yeni atamayla öğretmen sayımızı 1 milyonun üzerine çıkartarak, eğitimci başına düşen öğrenci sayısında OECD ortalamasını da yakaladık. Ders kitaplarından yardımcı kaynaklara öğrencilerimizin tüm temel ihtiyaçlarını gidererek, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirdik. Öğrencileri formatlayan ideolojik eğitim müfredatı yerine evlatlarımızın yeteneklerini keşfetmeyi amaçlayan özgürlükçü bir modeli hâkim kıldık. Kur'an-ı Kerim ve Siyer-i Nebi'nin aralarında olduğu seçmeli derslerle evlatlarımıza erken yaşlardan itibaren kültürünü, inancını ve medeniyet değerlerini öğrenme imkânı getirdik. Birileri buram buram faşizm kokan sebeplerle kız çocuklarımızın okula gitmesine mani olurken, biz tüm kademelerde bu engelleri kaldırdık."
 
"Ortaöğretimdeki kız çocuklarımızın okullaşma oranı yüzde 90"
Okul öncesi eğitime yönelik yatırımlarla 5 yaş okullaşma oranının yüzde 11'den yüzde 97'ye çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizden önce yüzde 39 olan ortaöğretimdeki kız çocuklarımızın okullaşma oranı ise yüzde 90'ları buldu." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, örgün eğitim çalışmalarıyla çocuk ve gençlere ulaşırken, yaygın eğitim faaliyetleriyle de 85 milyona eğitimin kapılarını açtıklarını söyledi.
 
Okuma yazma seferberliklerinden meslek edindirme kurslarına, sosyal-kültürel faaliyetlerden aile eğitimlerine kadar pek çok alanda vatandaşların hayat boyu öğrenme süreçlerine katkı sunduklarına dikkati çeken Erdoğan, "Meslek edindirme ve halk eğitimi kurslarımıza, özellikle kadınlarımızın gösterdiği yoğun ilgiden gayet memnunuz. Eşimin de destek verdiği Aile Okul Projesi, aile kurumuna yönelik tehditlerin arttığı günümüzde önemli bir ihtiyacı karşılıyor." değerlendirmesini yaptı. Erdoğan, milli ve manevi değerlerin öğrencilere aktarılması, aile içinde sağlıklı ilişkilerin kurulması, ev yönetimi, öğrencilere rehberlik edilmesi gibi konularda yürütülen çalışmaları çok kıymetli bulduğunu anlattı.
 
Mart ayından bugüne 400 bini aşkın vatandaşın Aile Okulu Projesi'ne katılmasının milletin de meseleyi sahiplendiğini gösterdiğinin altını çizen Erdoğan, "İnşallah, bundan sonra da gerek mevzuat düzenlemeleriyle gerek bu tür projeler vasıtasıyla aile müessesesini korumayı sürdüreceğiz." dedi.
 
"Mevcut kazanımlarınızın üzerine sürekli yenilerini eklemenin mücadelesini veriyoruz"
Dünya değişirken Türkiye'nin yerinde saymasının düşünülemeyeceğine vurgu yapan Erdoğan, "Eğitim konusunda ulaştığımız noktayı önemsiyor ama yeterli bulmuyoruz. Mevcut kazanımlarımızın üzerine sürekli yenilerini eklemenin mücadelesini veriyoruz." dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın gidişatını da göz önüne alarak yeni durum ve şartlara ayak uydurmaya çalıştıklarını belirtti. Türkiye'nin ihtiyaçları, milletin talepleri doğrultusunda gereken her türlü adımı attıkları ve atacaklarını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Köy Yaşam Merkezleri, bu çabaların geçmişle geleceği mezcetme irademizin bir ürünüdür. Burada gaye, tek parti döneminde yapıldığı gibi milletimizin inancına, kültürüne, değerlerine aykırı hayat tarzı dayatması asla değildir. Büyüklerimizden dinlediğimiz, insanımızın yüreğine adeta bir hançer gibi saplanan o utanç sahnelerinin tekrar yaşatılmasına izin vermeyiz. Köy kültürünü aşağılayan, köylüyü zulüm ve zorbalıkla tedip etmeyi amaçlayan eski örnekler, artık birer acı hatıradan ibarettir. Biz bu merkezlerimiz vasıtasıyla Anadolu irfanının en saf halini temsil eden köylerimizi, günümüzün imkân ve araçlarıyla yarına hazırlıyoruz. Bilgi ve teknolojik gelişmeleri köylerimize taşıyıp, ihtiyaç duydukları eğitimi sağlayarak, köylerimizin rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz."
 
Kullanılmayan köy okulu binaları aktif eğitim birimleri haline geldi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kullanılmayan köy okulu binalarının, anaokulu, ilkokul ve halk eğitim merkezlerine dönüştürerek, aktif eğitim birimleri haline getirdiklerini söyledi. Köy Yaşam Merkezleri'nde genel, mesleki ve teknik kurslardan, tarım, bahçecilik, ormancılık, tarım teknolojileri, gıda ve hayvancılık alanlarına kadar geniş bir yelpazede programlar gerçekleştirdiklerine değinen Erdoğan, bu yıl köylerde ve Köy Yaşam Merkezleri'nde açılan 8 bin 507 kursa, yüzde 72'sini kadınların oluşturduğu 122 bin 664 vatandaşın katıldığını bildirdi.
 
"Tüm köylerimizde bu merkezlerimizi hayata geçirmeyi hedefliyoruz"
Kursların yaygınlaşmasıyla, köy ve mahalle okulu uygulama bahçeleri, arazilerinde Tarım ve Orman Bakanlığının da desteğiyle üretim yapılacağını ifade eden Erdoğan, bu üretimden elde edilen gelirin bu merkezlerin ihtiyaçları için kullanılacağı bilgisini vererek şunları kaydetti:
 
"Köy Yaşam Merkezlerimizde çocuk, genç ve yetişkinin aynı zamanda, aynı mekânda eğitim görmesini sağlayarak, hayat boyu öğrenme felsefesini insanımıza benimsetmek istiyoruz. Açılışını yaptığımız 2 bin yerle birlikte önümüzdeki yıl sonuna kadar tüm köylerimizde bu merkezlerimizi hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Muhtarlarımız olarak, bu süreçte sizlere de önemli sorumluluklar düşüyor. Sizlerden muhtarı olduğunuz köy ve mahallelerdeki kardeşlerimizi, Köy Yaşam Merkezlerimize yönlendirmenizi bekliyorum. Emekleriniz ve gayretleriniz için, her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mahallelerinizdeki, köylerinizdeki her bir kardeşime, muhabbetlerimi iletmenizi rica ediyorum."
 
Kapalı durumdaki 6 bin 970 köy okulun tamamı açılacak
Aktif olarak kullanılmayan köy okullarının tekrar açılarak ilkokul, anaokulu, halk eğitimi merkezi gibi hem çocukların hem ebeveynlerin bir arada eğitim alacağı mekânlar olarak tasarlanan köy yaşam merkezlerinin sayısı 2000'e ulaştı.
 
Tamamlanan 2000 köy yaşam merkezinin açılış töreni, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde yapıldı.
 
Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun yanı sıra 81 ilin millî eğitim müdürleri ve Türkiye'nin dört bir yanından gelen muhtarlar katıldı. 
 
Ankara Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin mini bir müzik dinletisi sunduğu programda konuşan Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son yirmi yılda eğitimde çok boyutlu devrimlerin yaşandığına işaret etti. Ülkelerin en kalıcı sermayesinin beşeri sermayesi, bu sermayenin niteliğini artırmada en önemli enstrümanın da eğitim olduğunu vurgulayan Bakan Özer, "Onun için ülkeler kendi rekabet güçlerini arttırmak amacıyla eğitimin tüm kademelerinde okullaşma oranlarını yüzde 100'e ulaştırmak için büyük çaba sarf etmektedir ama 2000'li yıllara geldiğimiz zaman manzara çok kötüdür. 2000'li yıllarda 5 yaştaki okullaşma oranı sadece yüzde 11'di, ortaöğretimdeki okullaşma oranı yüzde 44, yükseköğretimdeki net okullaşma oranı ise sadece yüz 14'tü." dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde tüm illerde, ilçelerde eğitim seferberliği yapıldığını belirten Özer, şunları kaydetti: 
 
"Beş yaştaki yüzde 11 olan okullaşma oranı bugün yüzde 97'ye ulaşmıştır. İlkokuldaki okullaşma oranı yüzde 99,63'e yani yaklaşık yüzde 100'e, ortaokuldaki okullaşma oranı yüzde 99,44'e, ortaöğretimdeki okullaşma oranı ise 4+4+4'ün de getirmiş olduğu katkıyla yüzde 44'ten yüzde 95'e yükselmiştir. Yükseköğretimdeki net okullaşma oranı ise yüzde 14'lerden yüzde 48'lere çıkmıştır. İlk kez cumhuriyet tarihinde eğitimin tüm kademelerinde okullaşma oranları yüzde 95'in üzerine çıkmıştır. Peki, neden 70 yıl beklenmiştir, bu yüzde 95'e çıkmak için? O kültürel iktidarın paylaşımına izin vermeyen vesayetçi odaklar, bu ülkenin evlatlarının eğitimle buluşmasına hiçbir zaman fırsat vermedikleri gibi başörtüsü yasakları, katsayı uygulamaları gibi antidemokratik uygulamalarla erişimin önüne sürekli bariyerler çekmiştir. İşte bunlar da son yirmi yıl içinde artık eğitim sistemimiz çok daha demokratik, çok daha katılımcı, vatandaşlar arasında hiçbir ayrım yapmayan bir eğitim sistemi hâline gelmiştir."
 
Türkiye Yüzyılı şarkısında ifade edildiği gibi son yirmi yılda  mazlumların şarkı söylediğini kaydeden Özer,  "İnşallah, yeni Türkiye Yüzyılı'nda da bu mazlumlar sadece Türkiye'de değil, dünyanın her tarafında şarkılarını söylemeye devam edecektir." ifadelerini kullandı. 
 
Bugün açılışı yapılan köy yaşam merkezleriyle yeni bir açılımı daha gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını dile getiren Özer, şunları söyledi: 
 
"Köylerde atıl duran köy okullarını çok kısa sürede revizyondan geçirdik ve köydeki çocuklarımızın anaokulu ve ilkokul ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli mevzuat dönüşümlerini de gerçekleştirerek bir köy çocuğu için bir okul açabilme kapasitesine geldik ve geçenlerde Van'da bir çocuk için bir ilkokul açtık. Sadece bununla kalmadık. Köydeki yetişkinlerimiz için de halk eğitimi merkezleriyle kıymetli Bakanımızın da işaret ettiği gibi tarımla, hayvancılıkla ilgili sürekli bilgilerini güncelleyecek yeni gelişmeleri takip edecek ve Türkiye'nin tarım alanında güçlü bir ülke olması yolunda köylerden kalkınmayı başlatacak bir projeyi uygulamaya geçirmiş bulunuyoruz. İnşallah, artık köylerden şehirlere çocuklarımızı taşımayacağız. Çocuklarımız da yetişkinler de köylerde olacak, öğretmenlerimizi ve usta öğreticilerimizi köylere taşıyacağız. Köylümüzün hizmetinde olup istediği her türlü kursu, inşallah, orada düzenleyeceğiz."
 
2023 yılının sonuna kadar atıl duran 6 bin 970 okulun tamamının açılacağını belirten Özer,  açılışı yapılan köy yaşam merkezlerinin hayırlı uğurlu olmasını diledi.
 
"Gelecek nesile güçlü ve büyük bir Türkiye'yi bırakacağız"
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da yaptığı konuşmada dün Şırnak'ta ve Siirt'te bulunduklarını, Gabar Dağı'nda şu anda kapalı bulunan 47 köyün 40'ının yakın zamanda açılacak duruma gelip köylülerin tekrar köylerine dönme fırsatı elde edeceklerini söyledi. Soylu, "Bir taraftan bunlar yapılırken bir taraftan da kıymetli Millî Eğitim Bakanımızın ortaya koyduğu ve talimatlarınızla bu güzel proje, sadece öğrencilerimizi değil; köylerdeki, kırsaldaki hayatı tekrar kucaklayacak annelerden kadınlara, gençlerden çocuklara kadar herkesi o hayatın içinde mutlu bir noktaya taşıyacaktır. Allah sizden razı olsun. Devrimlerinizle gelecek nesile güçlü ve büyük bir Türkiye'yi bırakacağız. İnşallah, Türkiye Yüzyılı sadece bizim değil, dünyanın ümidi olacak." diye konuştu.
 
"Bu istikamet, nihayetinde köye dönüşün özendirilmesi yönündedir"
Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci ise törendeki konuşmasında köy yaşam merkezlerinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilan ettiği Türkiye Yüzyılı vizyonu olduğunu dile getirdi. Kirişci, bu istikametin şehirde olanın köyde de olması anlamına geldiğini belirterek "Eğitim, sağlık, enerji gibi altyapıların güçlendirilmesi ve nihayetinde köye dönüşün özendirilmesi yönündedir." dedi. Tarımsal üretim, gıda güvenliği ve istihdamın önemine değinen Kirişci şöyle konuştu:
 
"Bu çerçevede Millî Eğitim Bakanlığımız ile 1 Kasım'da Köy Yaşam Merkezleri Projesi iş birliği protokolü imzalanmış ve hayata geçirilmiştir. Protokol çerçevesinde, kullanılmayan köy okulu binaları ihtiyaçlar doğrultusunda anaokulu, ilkokul ve halk eğitimi merkezine dönüştürülecek. Bu projemizle açılan köy yaşam merkezlerinde gerçekleştirilecek eğitim faaliyetlerinin çeşitliliğini arttırmayı ve bu merkezleri bir cazibe merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz. Buralarda genel mesleki ve teknik, kırsala yönelik kurslar düzenlenecek. Tarım, bahçecilik, ormancılık, tarım teknolojileri ve gıda alanlarında ihtiyaç duyulan kurs programları geliştirilecek. Kursların yanında köy, mahalle okulu uygulama bahçesi ve arazilerinde Bakanlığımızın desteğiyle üretim yapılacak ve bu üretimden elde edilen gelirler, yine bu merkezlerin ihtiyaçları için il ilçe millî eğitim müdürlüklerince kullanılacaktır. Ayrıca, bu merkezler tarafından ortaya konulan başarılı örnekler çevre köy, mahalleler ve il ilçe merkezlerindeki okulların düzenleyeceği gezilerle tanıtılacak. Bu konuda da bakanlıkların taşra teşkilatları iş birliği içinde olacaklardır. Hazırlayacağımız ortak takvim ve programlar çerçevesinde çiftçi eğitim faaliyetleri için kullanılmasını da sağlayacağız. Akıllı tarım, dijital tarım, dikey tarım ve topraksız tarım gibi konularda öğretmen ve öğrencilerimize yönelik eğitim faaliyetleri düzenlenecektir."
 
Konuşmaların ardından Aydın Yenipazar Ali Kuşçu Matematik Evi ve Köy Yaşam Merkezi, Sakarya Serdivan Uzunköy Köy Yaşam Merkezi, Bingöl Merkez Kuruca Köy Yaşam Merkezi, Trabzon Akçaabat Toprak Ana Köy Yaşam Merkezine canlı bağlantılar gerçekleştirildi. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Kadir Dinç'in ettiği dua sonrasında köylerin kalbi olacak 2000 köy yaşam merkezinin açılış kurdelesi kesildi.