Tekin: Özgürlükçü, çoğulcu, iyi insan yetiştirmeyi hedefliyoruz

Tekin: Özgürlükçü, çoğulcu, iyi insan yetiştirmeyi hedefliyoruz

Millî Eğitim Bakanlığı Müsteşarı YusufTekin, "Temel referans noktası özgürlükçü, çoğulcu, iyi insan yetiştirmeyi hedefliyoruz ve bu parametrelerle çelişen unsurları da sistemden ayrıştırmaya çalışıyoruz." dedi.  
Tekin: Özgürlükçü, çoğulcu, iyi insan yetiştirmeyi hedefliyoruz

Marmara Üniversitesi ve Eğitim Gönüllüleri Derneği tarafından düzenlenen "1. Uluslararası Eğitimde Yeni Arayışlar Kongresi" "Eğitimde Gelecek Öngörüleri" temasıyla Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Konferans Salonunda başladı.
 
Millî Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, burada yaptığı konuşmada, eğitim ve eğitimle ilgili metodoloji irdelediklerinde karşılarına cevap olarak devlet ve siyasi iktidar kavramlarının çıktığını söyledi. Eğitim kavramına yüklenen misyon ve siyasi iktidarların eğitimden beklentileri üzerinde duran Tekin, şöyle konuştu: "Devletler insanları neden ve ne için eğitir, ne yapmak isterler? Bu sorulara cevap verdiğimizde bazı soruların cevaplarını daha rahat görebilmiş olacağız. İçinde bulunduğumuz süreç tarih içerisinde büyük dönüşümlerin yaşandığı bir yüzyıl. Yüzyıl sonra torunlarımız bahsederken aslında siyasi iktidar, devlet ve otorite kavramlarında dönüşümün yaşandığı bir tarih evresinin içerisindeyiz. Çocuklarımız 1990´lı ve 2000´li yıllardan bahsederken bir dönüşümden bahsedecekler."
 
Siyasal bilim literatüründe birkaç dönüşüm noktası olduğunu ifade eden Tekin, "Önce medine dediğimiz, Batılı literatürde kent devletleri var. Bunlar yıkılınca imparatorluklar ortaya çıkıyor. 14-15. yüzyıldan sonra imparatorluklar çatırdamaya başlıyor ve modern devletler kurulmaya başlıyor. Şu anda tam da kırılma devresindeyiz. Modern devletlerin çatırdamaya başladığı bir dönemdeyiz. Böyle yeni bir dönem başlıyorsa bunun eğitimle ilgili de ciddi paradigmatik dönüşümler de olacaktır." ifadelerini kullandı. 
 
Eğitimle ilgili imparatorlukların eğitim sistemlerinin modern ulus devletlerden çok farklı olduğunu öne süren Tekin, imparatorluklardaki eğitimin tek tipçi olmadığını ve insanların günlük yaşamlarına, hayata, siyasi iktidara bakışlarına asla müdahale etmediklerini vurguladı. Ulus devletin temel parametresinin insanları zorla koşullandırarak total bir ulus yaratmak olduğunu belirten Tekin, şunları kaydetti: "Ulus devlet siyasi otoriteye itaat ister ve otoritenin öngörülerine karşı çıkanları ulus-vatan haini ilan eder. Althusser eğitim sistemini ulus devletin ideolojik aygıtı olduğunu söyler. Devlet kendi sistemini güçlendirmek için okullar da dahil olmak üzere tüm eğitim sistemini kullanır. Bu bizi okulları fabrika gibi gören, kapısından giren çocukları belli bir elbiseyle çıkartan bir yapıya dönüştürür. Osmanlı devleti de bu imparatorlukların can çekiştiği ortamda 19. yüzyıl başı itibariyle modernleşme süreci başlatır ve Batı´daki ulus devlet modellerinin uygulamalarını kabul eder ve uygulamaya başlar. 19. yüzyılda başlayan süreç cumhuriyetin ilanından sonra hedeflediği noktaya ulaşır. Eleştiri olarak söylemiyorum, ´modernleşmiştir´, modern devletin tüm unsurları yerleşmiş, modernleşmiştir. Çünkü çağın modern referans değerleri bunlardır. Bugün başka bir çağa geçiş aşamasındayız. Bu ulus devletin çok çok ötesine çıktı."
 
Şahsi olarak görev yaptığı dönemde bakanlık olarak 5 yıldır yapmak istedikleri temel şeyin eğitim sistemi içerisindeki tek tipleştirici, ideolojik aygıt olarak okulları ve eğitim sistemini kurgulayan unsurların eğitim sisteminden çıkarılması olduğunu dile getiren Tekin, "Temel referans noktası özgürlükçü, çoğulcu, iyi insan yetiştirmeyi hedefliyoruz ve bu parametrelerle çelişen unsurları da sistemden ayrıştırmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.