HASAN-ÂLİ YÜCEL ANILDI


Milli Eğitim Bakanı Erkan Mumcu, "Hasan Âli Yücel, insanlığın yüksek değerlerini içselleştirebilmiş ve oradan ürettiği ışığı, toplumunun önünü aydınlatacak bir enerji olarak yeniden toplumuna kazandırabilmiş, Cumhuriyetimizin yetiştirdiği ender şahsiyetlerden biriydi" dedi.

Türk eğitim sistemine pek çok yeniliği kazandıran ve 1938-1946 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı görevini yürüten Hasan Âli Yücel, ölümünün 42'nci yıldönümünde, Ankara Hasan Âli Yücel Anadolu Öğretmen Lisesi'nde düzenlenen bir törenle anıldı. Tören öncesinde, Milli Eğitim Bakanı Erkan Mumcu, Hasan Âli Yücel için hazırlanan anı defterini imzaladı. Mumcu, deftere, "Cumhuriyetin Cesur ve Reformcu Milli Eğitim Bakanı Muhterem Hasan Âli Yücel, Aramızdan ayrılışınızın 42'inci yıldönümünde adınızı taşıyan bu okulda sizi anıyor, Cumhuriyeti bir uygarlık projesi olarak yaşatma ülküsünü genç kuşaklara anlatıyoruz. Reform ve yenileşme çizgisinin sürmesi ve ülkemizin çağdaş dünyanın saygın bir üyesi olması için tüm gücümüzle uğraş veriyoruz. Yüce milletimiz size minnettardır" diye yazdı.

Milli Eğitim Bakanı Erkan Mumcu, Bakanlık bürokratları, Hasan Âli Yücel'in kızı Canan Yücel Eronat, öğretmen ve öğrencilerin katıldığı tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Törende ayrıca Hasan Âli Yücel konulu belgesel film izlendi.

Milli Eğitim Bakanı Erkan Mumcu, törende yaptığı konuşmada, bir toplumun tarihinde, yaşamında bazen şahsiyeti ile o toplum için değer haline gelebilmiş ender insanlar olduğunu belirtti. Mumcu, "Geçtiğimiz yüzyılda hem insanlık için hem milletimiz için hayatıyla, şahsiyetiyle ülkemiz ve milletimiz için bir değer haline gelen isimlerin başında hiç kuşkusuz Mustafa Kemal Atatürk gelir. Bizatihi şahsiyetiyle toplumun değeri haline gelen bu insanları değer haline getiren şey hiç şüphesiz eserleridir. Cumhuriyet, Atatürk'ün en büyük eseridir ve Cumhuriyeti yaşatan kurumlar, yine Atatürk'ün büyük bir eseri olarak yaşadıkça, Atatürk şahsiyetiyle toplumumuz için tek başına bir değer olarak yaşayacaktır" dedi.

Türk toplumu için şahsiyetiyle değer haline gelen insanlardan birisinin de Hasan Âli Yücel olduğunu vurgulayan Mumcu, "Yine yakın tarihimizde şahsiyetiyle bizatihi şahsiyetiyle toplumumuz için değer haline gelmiş insanlardan birisi de merhum Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel'dir. Hasan Âli Yücel'i anarken, Milli Eğitim Bakanı diye anmak, hatırası için bilmiyorum yeterli gelir mi. Çünkü Yücel, ne sıradan bir siyasetçiydi, ne sıradan bir bakandı, ne de sıradan entelektüel. O tüm siyasi kariyerini, her türlü siyasi emeli bir tarafa bırakarak, kendini bir göreve, bir vazifeye, milli eğitime adayabilmiş bir şahsiyetti. O, biraz önce de ifade edildiği gibi hem doğuyu hem batıyı, insanlığın yüksek değerlerini içselleştirebilmiş, kavrayabilmiş ve oradan ürettiği ışığı toplumunun önünü aydınlatacak, ülkesinin geleceğini inşa edecek bir enerji olarak yeniden toplumuna kazandırabilmiş bir entellektüeldi" dedi. Hasan Âli Yücel'in eserleri üzerinde saatlerce konuşulabileceğini, bir çok eseri ile ilgili sayfalar dolusu, kitaplar dolusu incelemeler ve araştırmalar yapıldığını bildiren Mumcu, şöyle devam etti:

"Ben izninizle bunlardan bir tanesine, bugüne kadar pek alışılmamış bir perspektiften bakmak istiyorum. Hasan Âli Yücel bir toplumun, çağdaş bir toplum olabilmesinin eğitimle mümkün olabileceğini biliyordu. Ama buna ilaveten bir şeyin daha farkındaydı. Eğitim, sadece mutlu bir azınlığın hakkı, imkanı ya da ihtiyacı olmamalıdır. Çünkü O, biliyordu ki, Cumhuriyet ideali, sınıfsız, imtiyazsız bir toplum yaratma idealidir. Ve eğitim, toplumun çağdaşlaşması ve çağdaş yaşamın nimetlerinden yararlanmak için vazgeçilmez ise, bu nimetlerden o günün koşullarında toplumun yüzde 80'ini oluşturan köylüler de yararlanmalıydı. Mesele sadece yeni bir değerler sistemini, bir coğrafyadan başka bir coğrafyaya taşımak meselesi değildi. Mesele Cumhuriyeti yaşatacak olan temel prensibi, Türk Ulusu'nu her türlü sınıf, imtiyaz, ve ayırımdan arındırılmış bir ulus haline getirecek projeye hayata geçirmekti. İşte Köy Enstitüleri, o günün koşullarında bir taraftan Cumhuriyet'in değerlerini, ülkenin her bir tarafına ulaştırma çabasıyken, diğer taraftan son derece önemli bir perspektifiyle sınıfsız, imtiyazsız bir toplum yaratmanın en önemli girişimlerinden biridir. Eğitim sistemleri, tarihin çok eski devirlerinden beri hep bir kariyer sistemleri de ola gelmişlerdir. Sonuç itibariyle uygar yaşamın nimetlerinden yararlanmada, o uygarlığa katkı sağlamada, eğitilmiş kişiler ve toplumlar daima önde yer almışlar, avantajlı olmuşlardır. Bu eğitimin doğasında var olan bir şeydir. Eğitim formasyon kazandırdığı insana, hiç kuşkusuz bir takım fırsatlar ve imkanlar da kazandırır. Ama eğitim imkanından mahrum kalan insanların, köylerde 10 milyonlarla bulunduğu bir dönemde, onları bu kariyer sistemlerinin, bu fırsat ve imkan sistemlerinin ortağı haline getirebilmek, yani sınıfsız, imtiyazsız bir toplum yaratma idealine hizmet edebilmek, hiç kuşkusuz eğitimi onlara götürmekle mümkündü. Dolayısıyla bu proje, Hasan Âli Yücel'in hayatındaki en önemli proje olarak yaşama geçmiş ve sonuçlarını yaratmıştır. Daha sonra ki yıllarda çeşitli biçimlerde tartışma konusu edilmesi, özellikle siyasi tartışmaların konusu edilmesi, fikrin büyüklüğüne gölge düşürmez. Ben inanıyorum ki, bugün sınıfsız ve imtiyazsız bir toplum olma idealine, geçmişe göre, Köy Enstitüleri projesinden önceki döneme göre daha yakınsak, Hasan Âli Yücel'in bu projesinin, bu girişiminin, bu eserinin, Cumhuriyetimize katkıları dolayısıyladır. Daha pek çok eserinden, kazandırdığı değerlerden söz etmek mümkün ama ben merhum Hasan Âli Yücel'i değişik kategorilerde, tek tek ayrıntılarda incelemek yerine tüm hayatıyla, tüm şahsiyetiyle milletimiz için bir değer olarak ele almak ve anlamak gerektiğine inananlardanım. Cumhuriyetin yetiştirdiği ender şahsiyetlerden birisi, şahsiyeti, milletimiz için bir değer haline gelmiş olan Hasan Âli Yücel'in aziz hatırası önünde saygı ile eğiliyorum. Ve diliyorum ki önümüzdeki günler, tıpkı merhum Hasan Âli Yücel'in reformcu, atılımcı, yenilikçi vizyonuyla Türkiye'ye kazandırdığına benzer değerlerin, kazanımların Türkiye için yeniden kazanıldığı günler, dönemler olsun."

Bakan Mumcu'nun konuşmasının ardından, Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı Başkanı Mustafa Aydoğan ile Hasan Âli Yücel'in kızı Canan Yücel Eronat da birer konuşma yaptı. Hasan Âli Yücel'in şiirleri okunduğu törende ayrıca, Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü Öğretmen Çok Sesli Korosu bir konser verdi, kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrencilere de ödülleri verildi.

Bir Önceki Sayfa