19.05.2011-14:35
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de katıldığı törenle 19 Mayıs Stadyumu'nda kutlandı.



Cumhurbaşkanı Gül'ün şeref tribünündeki yerini almasıyla başlayan törene, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ile bazı bakanlar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ile eşi ve kuvvet komutanları, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'in de aralarında bulunduğu devlet erkanı katıldı.

İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, yaptığı konuşmada, Büyük Önder Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basmasının tarihte önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, bu tarihten sonra Türkiye'nin geleceğe doğru attığı tüm adımların, bu ilk adımın izinde gerçekleştiğini söyledi.

''Özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı, cumhuriyetimizi, demokrasiyi bu ilk adıma borçluyuz'' diyen Bakan Çubukçu, bir milletin kaderini değiştiren büyük yolculukta bütün bir milletin canıyla, kanıyla, ruhuyla Kurtuluş Savaşı Destanı'nı yazdığını ifade etti. Kurtuluş Savaşı Destanı'nın tüm mazlum ulusları derinden etkilediğini, onlara ilham kaynağı olduğunu vurgulayan Bakan Çubukçu, büyük mücadelenin Önderi Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın gönderdiği Amasya Genelgesi'ndeki ''Yurdun bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı tehlikededir. Ulusun bağımsızlığını yine ulusun kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır'' sözlerini hatırlattı. Son derece zorlu koşullarda verilen İstiklal Mücadelesi ile işgal kuvvetlerinin ülkeden çıkarıldığını ve genç Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığını kaydeden Bakan Çubukçu, Atatürk'ün bundan sonra bütün ömrünü yeni, güçlü ve müreffeh bir Türkiye'nin inşasına adadığını belirtti. Bakan Çubukçu, şöyle konuştu: ''Bu amaçla yaptığı devrimler; hukukta, edebiyatta, bilimde, kültürde, sporda ve sanatta büyük değişim sağlayarak uygar uluslar topluluğunun saygın bir üyesi olmamızı sağlamıştır. Ulusal egemenliğin ve toplumsal barışın ne kadar önemli olduğunun daha iyi anlaşıldığı bu günlerde bize düşen Atatürk ve onun kuşağının yaktığı meşaleyi daha ileriye taşımaktır. Bu güzel ülkeyi canı pahasına savunan atalarımıza olan borcumuzu ancak ülkemiz ve ulusumuz için yılmadan, yorulmadan çalışarak ödeyebiliriz. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi, (Çalışmadan, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş uluslar, önce onurlarını sonra özgürlüklerini daha sonra da bağımsızlıklarını kaybetmeye mahkumdurlar)''

Gençlere de seslenen Bakan Çubukçu, Atatürk'ün ''Sizlerden istediğim benim yüceltilmem değil, düşüncelerimin iyi anlaşılarak özümsenmesidir. Onun için Türkiye Cumhuriyeti'ni gençlere bırakıyorum'' diyerek gelecekteki emellerinin gençler tarafından yerine getirileceğine inandığını söyledi. Bakan Çubukçu, gençlerin de Atatürk'ün ulusuna ve gençlerine duyduğu umudu güçlendirerek sürdüreceklerine inandığını dile getirdi. Bakan Çubukçu, şunları kaydetti: ''Hiçbir ülke yoktur ki kendisi geri kalıp, eğitimi ileri gitmiş veya kendisi ileri gidip eğitimi geri kalmış olsun. İnsanlığın özlemini çektiği barışı, özgürlüğü, refahı ve sosyal adaleti sağlamanın anahtarı eğitimdir. Bu yüzden tüm imkanlarımızı gençlerimizin araştırma, sorgulama, eleştirel düşünme, problem çözme ve karar verme becerileri gelişmiş, hayat boyu öğrenen, insan haklarına saygılı, yeniliğe ve değişime açık bireyler olarak yetişmesi için seferber etmiş durumdayız. Yine büyük değişim ve dönüşümlerin yaşandığı günümüzde kendimizi yenilerken, aynı zamanda kendi kimliğimizi, kültürümüzü ve bizi biz yapan değerlerimizi kaybetmemek zorundayız. Değerlerimizi korurken, yaşadığımız dünyadaki değişim ve dönüşümleri izlemek suretiyle, çağdaş uygarlık meşalesini güçlendirmeye devam etmeliyiz. Çok büyük özverilerle ve büyük umutlarla kurulan Türkiye Cumhuriyeti sizlere emanettir. Bu değerli emaneti yaşatmak, sonsuza kadar korumak ve gelecek kuşaklara en iyi şekilde aktarmak en önemli görevinizdir. Dünya nasıl onun eylemlerinden bir özgürlük dersi çıkarmışsa, ancak birkaç yüzyılda bir doğan böyle büyük bir lidere sahip olan bizler de gereken dersleri çıkarmalıyız.'' Türkiye'nin her bölgesinde, her ilindeki gençlerin önünde, geçmişle kıyaslanmayacak kadar yaygın ve geniş imkanlar bulunduğunu belirten Bakan Çubukçu, ''Sizlere düşen bu imkanları çok iyi kullanarak kendinizi bir dünya vatandaşı olarak yetiştirmeniz ve ülkemizin kalkınmasına, refahına katkı sağlamanızdır. Büyük Önder Atatürk'ün bu ülkeye, milletine, gençlere olan inancı, sevgisi, umudu, hayalleri çok büyüktü. İnanıyor ve ümit ediyorum ki Cumhuriyetimizin 100. yılını bu hayalleri gerçekleştirmiş olarak 100. yılın anlam ve önemine yaraşır bir şekilde kutlayacağız'' diye konuştu. Atatürk'ün ''Daha az zamanda daha büyük işler başaracağız. Bunda başarılı olacağımıza asla şüphem yoktur'' sözlerini hatırlatan Bakan Çubukçu, ''Büyük Önder Atatürk'ün kurduğu büyük düşü gerçekleştirmiş olmakla onur duyacağız. Bunu da iyi yetişmiş, ufku geniş, vizyon sahibi, yabancı dil bilen, dünyaya ve yeniliklere açık, değerlerine bağlı, teknolojiyi en üst seviyede kullanabilen gençlerimiz gerçekleştirecek'' dedi. Büyük Önder Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve vatan için canlarını feda eden şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla andığını dile getiren Bakan Çubukçu, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutladı.

Bakan Çubukçu'nun konuşmasının ardından Yenimahalle Gürçağ Anadolu Lisesi Öğrencisi Tuğçe Doğan ve Ahmet Bayram, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. Mustafa Kemal'in Samsun'da yaktığı özgürlük ateşi ile Türk milletinin makus talihini tersine döndürüşünün ve milli egemenlik ilkesi ile bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin başlangıcının 92. yıl dönümü olduğu belirtilen konuşmada, 92 yılda çok önemli başarılara imza atıldığını hatırlatıldı. ''Bizlerin daha iyi koşullarda yetişmesi ve ülkemizin çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkması için çalışan annelerimize, babalarımıza ve Türk Devlet büyüklerimize şükranlarımızı sunuyoruz'' diyen Doğan ve Bayram, şunları söyledi: ''Milli iradenin yaşatılması için hepimize ve özellikle de Atatürk'ün 'Milletin bağrında temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri ona bırakacağım, gözüm arkada kalmayacak' dediği ve 19 Mayıs'ı armağan ettiği biz gençlere büyük görevler düşmektedir. Şimdi daha çok çalışma zamanı. Yolumuz uzun, sorumluluğumuz ağır. Ülkemizdeki değişimi ve gelişimi daha da ileriye götürmenin bilinciyle öncelikli hedefimiz Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü olan 2023'te dünyayı etkileyen ve yönlendiren bir Türkiye hedefidir. Biliyoruz ki 'dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar'. Geleceğimizin gözlerimiz gibi parlak, Türkiye'miz gibi aydınlık olması için kendi değerlerimizden,kültürümüzden ve kimliğimizden uzaklaşmadan dünya ailesi içindeki yerimizi almalıyız.'' ''Değerli büyüklerimiz! Güvenin bize'' diye seslenen Doğan ve Bayram, geçmişten ve gençlikten alınan güçle emekleri boşa çıkarmayacaklarını, kimseyi mahcup etmeyeceklerini dile getirdi. Keçiören Aktepe Lisesi Öğrencisi Halil İbrahim Zorci'nin şiirinin ardından, Güzelkent Anadolu Lisesi'nden Ali Çelen de Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ni okudu. Mamak Çağrı Bey Anadolu Lisesi'nden Cem Acer ve Pursaklar Lisesi'nden Kübra Yıldız da Gençliğin Ata'ya cevabını birlikte söyledi. Ardından bayrağa sevdayı dile getiren şiir, Etimesgut Güzelkent Anadolu Lisesi öğrencisi Muhammed Ali Çelen ile Yenimahalle Mehmet Akif Ersoy Lisesi öğrencisi Emine Demirhan tarafından okundu.

Konuşmaların ardından Samsun'dan yola çıkan bayrak ve Selanik'ten getirilen toprak engellilerin de aralarında bulunduğu bir grup sporcu tarafından Cumhurbaşkanı Gül'e sunuldu. Bayrak ve toprağı, 800 ve 1500 metrede Avrupa Kros ikincisi, Akdeniz Oyunları üçüncüsü, dünya Üniversite Oyunları üçüncüsü, Avrupa Gençler ve 23. yaş altı şampiyonu Binnaz Uslu, 100 metre 23 yaş altı Türkiye rekortmeni, 200 metre 23 yaş altı ve büyükler Türkiye rekortmeni İzzet Safer, çekiç atmada Gençler Türkiye rekortmeni ve Dünya Yıldızlar ikincisi Kıvılcım Kaya teslim etti. Bu yıl Başbakanlık Özürlüler İdaresi ve Bağcılar Belediyesinin de desteğiyle engelli bir sporcu olan Ersin Elban'ın da aralarında bulunduğu bayrak ve bir kutu içindeki toprağı, Cumhurbaşkanı Gül öperek teslim aldı. Jandarma Bandosu da Gençlik Marşı ve çeşitli parçalar eşliğinde gösteri sundu. Bandonun kadın üyelerinden Jandarma Astsubay Özlem Kavadar'ın seslendirdiği ''Rengarenk'' ve ''Benim Memleketim'' şarkıları eşliğinde Türk Hava Kurumu paraşütçüleri atlayışlar gerçekleştirdi.

Türk Hava Kurumu paraşütçülerinin gösterilerinin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri Bando Okulları Öğrenci Bandosu'nun çaldığı marşlar eşliğinde geçit töreni yapıldı. Cumhurbaşkanı Gül'ün ayakta izlediği geçit töreninde, orman yangınlarıyla mücadele ekipleri, engelli öğrenciler, Seymenler, Trabzon Gençlik Olimpiyatları'nda dereceye giren sporcular, Dünya Kültürleri ve Gençlerin Büyük Anadolu Buluşması çerçevesinde 25 ülkeden Türkiye'ye gelen yabancı gençler, Polis Koleji öğrencileri de yer aldı. Tören öncesinde Bando Okulları Komutanlığı ve Ankara Güzel Sanatlar Spor Lisesi karma korosunun seslendirdiği şarkılara opera sanatçısı Hakan Aysev de eşlik etti. Tören başlarken, İstiklal Marşı da Aysev'in eşliğinde söylendi. Polis Koleji öğrencileri yanlarında birer çam fidanıyla sahaya geldi. Öğrencilerin geçit töreniyle sahada yerlerini almalarının ardından, gösteriler başladı. Gösteriler sırasında maraton tribününde ''Yüksel Türkiye'' ile ''Ankara 2011'' yazılı fonlar oluşturuldu. Öğrenciler tarafından çeşitli yörelerden türküler eşliğinde sunulan halk oyunları ile Türkücü Sümer Ezgü'nün seslendirdiği ''Anadolu'dan Geldik'' parçasının ardından tören sona erdi.

19555