15.04.2011-15:11
Milli Eğitim Bakanlığı ve TOBB Eğitim Meclisinin iş birliğiyle düzenlenen "Hayat Boyu Öğrenme ve Özel Öğretim Kurumlarının Rolü" konulu eğitim kongresi başladı.



           TOBB'daki kongrenin açılışında konuşan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, eğitim sisteminin hayat boyu öğrenme yaklaşımıyla yeniden yapılandırıldığı bir süreçte, bu kongrenin çalışmalara katkı sağlayacağını söyledi. Bilginin sürekli yenilendiği, öğrenme alanlarının gün geçtikçe artarak değişiklik gösterdiği günümüzde iş yaşamı ve mesleklerdeki hızlı değişimin, esnek bir eğitim sistemini ve hayat boyu öğrenmeyi gerekli kıldığını belirten Bakan Çubukçu, "Bireylerin, dinamik ve değişken bir iş gücü piyasasında rekabet edebilmeleri ve ekonomik seviyelerini koruyabilmeleri için 'istihdam edilebilme' niteliklerini kazanmaya, bu nitelikleri sürekli geliştirmeye ve yenilemeye ihtiyaçları vardır" diye konuştu.

           Bakan Çubukçu, dünyadaki değişim ve gelişmelerle birlikte iş gücü piyasasında yaşanan istikrarsızlık, ulusal ve uluslararası düzeyde iş gücü hareketliliğinin yoğunlaşması ve teknolojik alanda kaydedilen gelişmelerin hayat boyu öğrenmeyi, hayatın vazgeçilmez bir parçası haline getirdiğini belirtti. Bakan Çubukçu, gelişmiş ülkelerin eğitim sistemlerini hayat boyu öğrenme yaklaşımıyla yeniden yapılandırmak üzere harekete geçtikleri bir süreçte, Türkiye'de de bu yaklaşımın benimsenerek Türkiye Hayat Boyu Öğrenme Strateji Belgesi'nin hazırlandığını anımsattı. Öğrenmenin, insanın doğuştan getirdiği ve hayat boyunca sürdürdüğü özelliklerden biri olduğunu ifade eden Çubukçu, bu nedenle hayat boyu öğrenmenin yaygınlaştırılmasının, tüm vatandaşların bilgiye dayalı topluma ayak uydurmasını, toplumsal ve ekonomik hayatın bütün alanlarına aktif olarak katılmasını sağlayacağını söyledi. Hayat boyu öğrenmenin, yaş ve eğitim düzeyi gözetmeksizin, okullarda, üniversitelerde, evde, işte ve toplumun her alanında ulaşılabilir olması gerektiğini vurgulayan Bakan Çubukçu, şöyle konuştu: "Günümüzün bilgi ve iletişim teknolojileri, vatandaşlarımızın bilgi toplumuna uyum sağlamaları ve yaşamlarını daha iyi yönetebilmeleri için sosyal ve ekonomik olarak hayatın tüm evrelerine aktif bir şekilde katılmalarına imkan vermektedir. Bu nedenle hayat boyu öğrenme, bireylerin hayatın standardının yükseltilmesinde önemli bir araçtır. Dolayısıyla meslek odaları, profesyonel sektör örgütleri, kendi sektörlerindeki teknolojik gelişmeleri daha yakından izlemeli ve değerlendirmelidir. Bu kapsamda eğitim ihtiyaçları belirlenmeli, eğitim sunabilecek veya mevcut eğitim birimlerini yeniden yapılandıracak birimler oluşturmalıdır." 

           Bakan Çubukçu, sivil toplum örgütlerinin, hayat boyu öğrenmenin sunulması ve temsil edilmesindeki öneminin göz ardı edilemez olduğunun altını çizerek, hayat boyu öğrenmenin genel olarak halka yayılabilmesi için geniş tabanlı sivil toplum kuruluşlarının güçlendirilmesine ihtiyaç olduğunu kaydetti. Vasıflı insan gücünün bilgi toplumunun ve ekonominin ihtiyaçları doğrultusunda yetiştirilmesinin ilköğretimle, hatta okul öncesi eğitimle başlayan ve yükseköğretime kadar uzanan bir eğitim sürecini gerektirdiğini belirten Bakan Çubukçu, "Hayat boyu öğrenim faaliyetleri kapsamında yaşlıların ülke kalkınmasına katkılarının sağlanması için gerekli eğitim ve mesleki rehberlik hizmetleri ile ilgili hayat boyu fırsat eşitliğinden yararlandırılmaları konularını kapsayan politikalar henüz arzulanan düzeyde değildir" dedi.Dokuzuncu Kalkınma Planı'nda da hayat boyu öğrenmeye ilişkin çok ileri ve önemli hedefler konulduğunu hatırlatan Bakan Çubukçu, "Milli Eğitim Bakanlığının gözetimi ve denetiminde resmi ve özel sektör tarafından yürütülmekte olan hayat boyu öğrenmeye ilişkin çalışmalar, ülke genelinde halk eğitim, çıraklık eğitimi, uzaktan eğitim, açık ilköğretim okulu, açıköğretim lisesi, mesleki ve teknik açıköğretim okulu, özel dershaneler, özel kurslar, özel mesleki ve teknik kurslar, özel motorlu taşıt sürücüleri kursları yoluyla gerçekleştirilmektedi" dedi.

          Bakan Çubukçu, 14 bin 390 özel öğretim kurumundan 3 bin 3'ünün örgün eğitim faaliyetlerini gerçekleştiren özel okullar olduğu bilgisini vererek, 11 bin 387 kurumun ise faaliyet alanının hayat boyu öğrenmeyle doğrudan ya da dolaylı ilişkilendirilebilecek özel öğretim kurumları olduğunu söyledi. Bu kurumlarda, üst öğretime hazırlık, kişisel gelişim, görsel sanatlar, yabancı dil ve mesleki eğitim alanlarında 812 değişik kurs programının uygulandığını belirten Bakan Çubukçu, ayrıca son yıllarda MEB ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İŞKUR Genel Müdürlüğü arasında iş birliği protokolleri yapıldığını anımsattı. Protokollerin amacının, istihdama yönelik mesleki eğitim projesi kapsamında Türkiye'de gerçekleştirilen ulusal, sektörel ve ikili düzeylerde hayat boyu öğrenmeye katılım düzeyini yükseltmek olduğunu ifade eden Bakan Çubukçu,"Tüm bu çalışmalarda ortak amacımız, çeşitli nedenlerle işinden ayrılmış olanların, mesleğini geliştirmek veya değiştirmek isteyen işsizlerin, sektörün talepleri doğrultusunda mesleki eğitimle yetiştirilmesi ve istihdamları gerçekleştirilerek işsizliğin azaltılmasını sağlamaktı" diye konuştu. Bu maksatla 2002-2011 yılları arasında 804 alanda 27 bin 620 kurs düzenlendiğini, kurslara 529 bin 593 kişinin katıldığını belirten Çubukçu, kursiyerlerin eğitimleri için 985 milyon 641 bin TL harcandığını söyledi. 2009 yılından bu yana kursa katılarak belge alan 180 bin 682 kişinin üzerinde yapılan araştırmalarda 62 bin 136 kişinin istihdam edildiğinin belirlendiğini bildiren Bakan Çubukçu, özel öğretim kurumlarının, değişim ve gelişmelere açık yapılarıyla hayat boyu öğrenmede lokomotif görevi gördüğünü belirtti.

          Konuşmaların ardından TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'ya plaket takdim etti.

26700