Bakan Yılmaz, TBMM Madde Bağımlılığı Araştırma Komisyonu toplantısına katıldı

Bakan Yılmaz, TBMM Madde Bağımlılığı Araştırma Komisyonu toplantısına katıldı

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, "Bakanlığımıza bağlı tüm okullarda, yıllık rehberlik programı içeriğinde öğrencilerin yaş ve gelişim düzeyleri de dikkate alınarak, sigara, alkol, madde ve teknoloji bağımlılığı konularında sınıflar düzeyinde bağımlılıkla mücadele içerikleri doğrultusunda eğitim verilmektedir." dedi. 
Bakan Yılmaz, TBMM Madde Bağımlılığı Araştırma Komisyonu toplantısına katıldı

Uyuşturucu madde bağımlılığı ve yeni bağımlılık türlerinin araştırılarak bağımlılığın nedenlerinin ve alınacak tedbirlerin tespit edilmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti Mersin Milletvekili Yılmaz Tezcan, başkanlığında toplandı. Bakan Yılmaz, komisyona sunum yaptı. Öğrencilerin her türlü zararlı alışkanlıklardan ve bağımlılıklardan kaçınmalarını sağlamanın da eğitim sisteminin temel görevlerinden olduğuna işaret eden Yılmaz, son yıllarda Türkiye´de özellikle öğretim programlarında yapılan güncelleme çalışmaları ile değerler eğitiminin de ön plana çıkarıldığını vurguladı. Her seviyedeki öğretim programı için 10 kök değer belirlediklerini, bunların adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik ve yardımseverlik olduğunu dile getiren Yılmaz, bu kök değerlerin tamamının öğrencilerin kötü alışkanlıklar edinmelerini önlemeyi ve bağımlılıktan korunmalarını sağlayıcı tutum ile davranışlar kazandırmayı amaçladığını ve bunların evrensel değerler olduğunu söyledi. 
 
Bakan Yılmaz, öğretim programlarında temel yetkinlikler arasında yer alan sosyal ve vatandaşlıkla ilgili yetkinliğin, bireylerin farklılaşan toplum ve çalışma hayatına etkili ve yapıcı bir biçimde katılmalarına imkan tanıyacak, gerektiğinde çatışmaları çözecek özelliklerle donatılmasını sağlayan tüm davranış biçimlerini de kapsadığını anımsattı. Yılmaz, öğretim programlarının konu ve kazanımları arasında her seviyesinde sigara, tütün, alkol ve zararlı alışkanlıklardan korunma, uyuşturucu ve uyarıcı maddelerden uzak kalmanın önemi, teknoloji bağımlılığının zararları, Kızılay ve Yeşilay gibi kamu yararına çalışan kurumların önemi gibi konulara da yer verildiğini kaydetti. Bağımlılık ve ilişkili konuların farklı derslerin programlarının uygun yerlerinde, konunun ele alınışına uygun şekilde, uygun bir seviyelendirme ve konunun farklı boyutlarına yönelik bilgi, tutum ile davranış kazandırıcı şekilde yer verildiğini belirten Yılmaz, "Milli Eğitim Bakanlığının bu mücadeledeki üstlendiği sorumluluk; öğretim programlarında buna karşı bir bilinç oluşturmak, oluşan farkındalığın seviyesini arttırmak." dedi. 
 
"Sigara adeta bir kapının, pencerenin açılması gibi"
Temel eğitim düzeyinde bağımlılık konusunun öğretim programlarında nerelerde ve nasıl yer aldığını anlatan Yılmaz, "Bütün bu zararlı alışkanlıklara herhalde başlamanın ilk aşaması sigarayla başlıyor. Dolayısıyla da bizim gözlemlediğimiz eğer sigaradan uzak kalıyorsa diğerlerine hiç yanaşmıyor. Sigara adeta bir kapının, pencerenin açılması gibi yani matruşkanın en dışındaki halka gibi onu geçtikten sonra adım adım diğerlerine doğru gidiyor. " diye konuştu. Millî Eğitim Bakanlığının konuya ilişkin 2014 yılında bir genelge yayımladığını ve halen güncelliğini koruduğunu dile getiren Yılmaz, genelge kapsamında yapılan çalışmaları aktardı. Millî Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında okullarda güvenli ortamın sağlanmasına yönelik koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınmasına ilişkin işbirliği protokolünün imzalandığını hatırlatan Yılmaz, İçişleri Bakanlığının riskli okulları belirlediğini ve o okulların bakanlık tarafından Aselsan´dan alınarak kameraların takılmasına başlandığını söyledi. 
 
Yılmaz, şöyle devam etti: "Okullarımızda rehberlik hizmetleri ile kişisel, sosyal, eğitsel ve meslek hizmet alanında çalışmalar yürütülmektedir. Koruyucu ve önleyici çalışmalarla birçok sorunun yaşanmasının önüne geçilirken, bireyi tanıma teknikleriyle, bireyin kendini tanımasına ve var olan potansiyelini olumlu şekilde kullanmasına ve geliştirilmesine yardımcı olunması hedeflenmektedir. Milli Eğitim Bakanlığımıza bağlı 63 binin üzerinde okul, 238 rehberlik ve araştırma merkezi ve 32 binden fazla rehberlik öğretmeni görev yapmaktadır. Öncelikle bununla mücadelede toplumun mücadeleye katılması ve farkındalığın arttırılması önemlidir. Bu tür maddelere talebin azaltılması gerekli. Çocuk ve gençlerin bağımlılık yapıcı maddeler risklerinden korunması amacıyla rehberlik hizmetlerinde önleyici ve koruyucu yaklaşım esastır. Uyuşturucu ile mücadele kapsamında talebin azaltılması için bilgilendirme, farkındalık kazandırarak öğrenci eğitimleri, aile rehberliği, öğretmen eğitimleriyle koruyucu ve önleyici rehberlik hizmetleri sunulmaktadır." 
 
Bağımlılıkla mücadele kapsamında Yeşilay ile işbirliği içerisinde "Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı"nın hazırlandığını anlatan Yılmaz, "Yeşilay ile 2014 yılında protokol imzaladık ve o protokolü tekrar uzattık. Sigara alkol, uyuşturucu madde, teknoloji bağımlılığı ve sağlıklı yaşam alanlarında öğrencileri, öğretmen ve aileleri bilgilendiriyoruz." dedi.  "Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı" kapsamında ihtiyaca göre eğitici ve uygulayıcı eğitimlerin devam ettirildiğini dile getiren Yılmaz, bugüne kadar 712 öğretmenin eğitici olarak yetiştirildiğini, bu eğiticiler aracılığıyla da yaklaşık 32 bin rehberlik öğretmenine uygulayıcı eğitimi verildiğini söyledi.  
 
Bakan Yılmaz, "Bakanlığımıza bağlı tüm okullarda, yıllık rehberlik programı içeriğinde öğrencilerin yaş ve gelişim düzeyleri de dikkate alınarak, sigara, alkol, madde ve teknoloji bağımlılığı konularında sınıflar düzeyinde bağımlılıkla mücadele içerikleri doğrultusunda eğitim verilmektedir. Bu kapsamda, 2015-2016 eğitim öğretim yılı sonunda10 milyonun üstünde öğrenciye, 2 milyona yakın velimize, 650 binden fazla da öğretmenimize ulaştık. 2016-2017 eğitim öğretim yılı sonu itibariyle de 9 milyon 200 binin üzerinde öğrencimize, 2 milyon 70 binin üstündeki öğrenci velimize ve 612 binin üzerinde de öğretmenimize ulaştık." ifadesini kullandı. Yılmaz, 4 Nisan 2018 tarihi itibarıyla e-yaygın verilerine göre, açılan 83 bin 349 kursta toplam 3 milyon 65 bin 731 kişinin "Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitimini" aldığını söyledi.  
 
"Eğitici ve uygulayıcıların yetiştirilmesine devam edilecek"
Yılmaz, bağımlılıkla mücadele kapsamında önümüzdeki dönemde neler yapmayı planladıklarını ise şöyle anlattı: "Toplumun bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi ve mücadelede aktif rol alması için Yeşilay Cemiyeti işbirliğinde geliştirilen farkındalık ve önleme programı olan Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı içeriklerini yeniden değerlendireceğiz. Etkililik analizleri yapılacak. Öğrenci, öğretmen, okul yardımcı personeli, velilere eğitim verilmesine, yeni eğitici ve uygulayıcıların yetiştirilmesine devam edilecek. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı içeriklerinin EBA´ya entegre edilmesi sağlanacak. Türkiye bağımlılıkla mücadelenin bilgilendirici ve farkındalık oluşturan misyonunun tamamlayıcısı olarak bağımlılık konusunda risk altında olduğu tespit edilen öğrencilere, ikincil müdahale kapsamında Yeşilay Cemiyeti işbirliğinde tütün, alkol, madde kullanımına yönelik okul temelli kısa müdahale programı yaygınlaştırılacak. Okulda bağımlılığa müdahale kapsamında uygulayıcıların eğitilmesini planlıyoruz. Okullarımızda Yeşilay Kulüplerinin etkinliğinin arttırılmasına ilişkin kılavuzları kullanacağız.  Bağımlılık ile mücadele kapsamında farkındalık yaratmak üzere tüm okullarda ödüllü yarışmalar düzenlenmesine devam edilecek. Yeşilay Cemiyeti işbirliğinde ortaokul ve lise öğrencileri için kumar bağımlılığı konusunda farkındalık arttırıcı eğitim içeriğinin hazırlanması planlanmaktadır. 
 
Kız çocuklarının okullaşma oranı
Yılmaz, sunumunun ardından milletvekillerinin sorularını da yanıtladı. Okullardaki öğretmen başına düşen öğrenci sayılarına değinen Yılmaz, "Biz geldiğimizde 28 iken şimdi 17´ye düştü. Nasıl başardınız bunu? 584 binin üzerinde öğretmen ataması gerçekleştirdik. Şimdi 25 bin öğretmen ataması daha yapacağız, 600 binin üzerine çıkacağız. 28 olan öğretmen başına düşen öğrenci sayısını 17´ye düşürdük. Kore, Japonya, İngiltere´de de 17´dir. Onlarla aynıyız. Fransa´da bile bu sayı onlardan daha fazla" dedi.  Bakan Yılmaz, kız çocuklarının eğitimine ilişkin bir soruya şu yanıtı verdi: "Biz gerçekten kızlarımızın okullaşmasına büyük önem veriyoruz. Geçmişi karalamak için değil, geldiğimiz yolu gösterebilmek için nereden başladığımızı ifade etmek için söylüyorum; 2002´de kızlarımızın ortaöğretim yani lisede okullaşma orana yüzde 42 iken şimdi yüzde 82. Yani hemen hemen yüzde 100 artmış. Erkeklerle aynı. Yükseköğretimde kızlarımızın okullaşma oranı yüzde 12 iken şimdi yüzde 44. Erkeklerden daha fazladır. Erkekler yüzde 40, kızlarımız yüzde 44. Hanım öğretim üyesi, erkeklerden daha fazla. Türkiye çok iyi bir yere gidiyor onu görmek lazım." 

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.