Bakan Yılmaz, “İslam Dünyasında Kültürel Mirasın Korunması Konferansı”na katıldı

Bakan Yılmaz, “İslam Dünyasında Kültürel Mirasın Korunması Konferansı”na katıldı

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, "İnsanın ortaya koyduğu değerler kültürdür, mirastır. Dolayısıyla da bunların nesilden nesile aktarılması insanlığın ilerlemesi için olmazsa olmaz şarttır." dedi.
Bakan Yılmaz, “İslam Dünyasında Kültürel Mirasın Korunması Konferansı”na katıldı

Bakan Yılmaz, İstanbul’da İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) ve İslami Eğitim, Bilim, Kültür Teşkilatı (ISESCO) tarafından düzenlenen "İslam Dünyasında Kültürel Mirasın Korunması Konferansı"nın açılışına katıldı. 

 

Kültürel mirasın korunmasıyla ilgili toplantının, Türkiye´nin, belki de dünyanın da kültür başkenti İstanbul´da yapılmasının doğru bir karar olduğunu ifade eden Yılmaz, kültürün insanı değerli, hayatı anlamlı kıldığını ve güzelleştirdiğini anlattı.

 

Bakan Yılmaz, "Esas temel değer insan. Beşeri mahlukat olan insana başka bir çerçeve çizebilmek de mümkün değildir. İnsanı korumak önemlidir. İnsanın ortaya koyduğu eserleri de korumak, bundan dolayı önemlidir. İnsanın ortaya koyduğu değerler kültürdür, mirastır. Dolayısıyla da bunların nesilden nesile aktarılması insanlığın ilerlemesi için olmazsa olmaz şarttır." diye konuştu. 

 

 "Şimdi bu kültürel eserleri birlikte koruma zamanı"

Yunus Emre´nin "Elif okuduk ötürü / Pazar ola götürü / Yaratılanı hoş gör / Yaradan´dan ötürü." dizelerini hatırlatan Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İnsanın değeri Yaradan´dan gelir. Yine bir başka şairimiz de şunu söyler, ´Karışma hikmetine / Dokunur gayretine / Sahibi hürmetine / Kulu incitme gönül.´ Kulu sahibi hürmetine incitmeyeceğiz. Kültürel eserleri de onları yaratanların hatırına biz koruyacağız. Bu toplantı yerinde, zamanında olmuştur. Mostar Köprüsü yıkıldığında herkes üzüldü. Aliya İzzetbegoviç, Allah mekanını cennet etsin, güzel bir söz söyledi; ´Bazen bu savaşta insanlarımızı kaybettik ama bu kadar üzülmedik. Ama bu Moster Köprüsü yıkıldığında hepimiz ciğerimizden vurulmuş gibi hissettik. Çünkü can kişiye aitti ancak Mostar Köprüsü kültürümüzün bir parçasıydı ve hepimize aitti.´ diyor. Dolayısıyla da zaman şimdi bu kültürel eserleri birlikte koruma zamanı. Savaş var çevremizde, Suriye´de, Irak´ta, Yemen´de, Libya´da, Mali´de var. Timbuktu´yu düşünün. Birçok yerde var. Dolayısıyla da Müslümanların ne istemesi lazım? Barış istemesi lazım. O halde barış dini nedir? İslam´dır. Barışın insanı kimdir? Müslüman´dır. Medeniyeti ancak barış varsa koruruz. O halde istediğimiz şey; barıştır ki İslam barış dinidir. İkinci yapacağımız şey de eğitimdir. Eğitimle biz bunları koruruz. Eğer eğitim yoksa koruyabilmek mümkün değil. Barış da yoksa koruyabilmek mümkün değil. O halde diyoruz ki inşallah birlikte eğitim ve barış için çalışacağız, Allah bize yükümüzü taşıyacak güç versin ve Allah birliğimizi, dirliğimizi daim etsin."

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.