|
1. SEKİZ YILLIK KESİNTİSİZ ZORUNLU İLKÖĞRETİM

İlköğretim kurumlarının yapısını ve işleyişini değiştiren 4306 sayılı
Yasa kapsamında düzenlenen ve uygulamaya konulan yenilikler:
İlköğretim kurumlarının sekiz yıllık okullardan
oluşması ve bu okullardan mezun olanlara, ilköğretim diploması verilmesi.
222, 1739 ve 3308 sayılı Yasalarda, birlikte
ya da ayrı ayrı geçen “ilkokul” ile “ortaokul” ibarelerinin
“ilköğretim okulu” olarak değiştirilmesi.
İlköğretimin 6.,7. ve 8. sınıf öğrenimini,
ortaöğretim kurumları bünyesinde yapmakta olan öğrenciler ile mesleki
eğitim merkezlerindeki öğrencilerin, eğitimlerini bu kurumlarda tamamlaması
ve 1997-1998 öğretim yılı başından itibaren bu sınıflara hiçbir şekilde
öğrenci alınmaması.
Bazı derslerin öğretimini yabancı dille yapan
okulların hazırlık sınıflarında başarılı olan öğrencilerin ve 1997-1998
öğretim yılında okumaya hak kazanan öğrencilerin zorunlu eğitimlerini
bu okullarda tamamlaması.
Eğitim sisteminin, öğrencileri ilgi, istek
ve yetenekleri doğrultusunda, her bakımdan yöneltmeyi gerçekleştirecek
biçimde düzenlenmesi; bu amaçla, ortaöğretim kurumlarına eğitim programlarının
hedeflerine uygun düşecek şekilde hazırlık sınıflarının konulabilmesi.
İlköğretimin son ders yılının ikinci yarısında
ortaöğretimde devam edebilecekleri okul ve programlar, bu programların
hangi mesleklerin yolunu açabileceği, mesleklerin kendilerine sağlayacağı
yaşam standardı ve iş hayatı konusunda tanıtıcı bilgiler verilmesi; meslek
seçiminde doğru karar vermelerine yardımcı olmak üzere, rehberlik servislerince
gerekli çalışmaların yapılması.
İlköğretim okulunu bitirenlerin bir mesleğe
hazırlanması amacıyla, çıraklık dönemine kadar iş yerlerinde aday çırak
olarak eğitilmesi, çırak olabilmek için 14 yaşının doldurulması, 29.6.2001
tarihinde kabul edilen 4702 sayılı Yasa’nın 9. maddesi gereğince, 19 yaşından
büyük olanlara da çıraklık eğitimi olanağı sağlanması ve en az ilköğretim
okulu mezunu olunması.
Eğitimde Çağı Yakalama 2000 Projesi ile ilköğretimde;
%100 okullaşma oranına ulaşılması,
Birleştirilmiş sınıf uygulamasına aşamalı
olarak son verilmesi,
Sınıf mevcutlarının 30’a indirilmesi,
İlköğretimde niteliğin yükseltilmesi hedeflenmiştir.
Hedeflere İlişkin Politikalarla;
Okul ve derslik sayısının artırılması.
Taşımalı ilköğretimin yaygınlaştırılması.
YİBO ile PİO’ların yatılılık kapasitelerinin
artırılması.
Yoksul öğrencilerin okul gereksiniminin
karşılanması
Okullarda çağdaş ölçütlere uygun fizikî alt
yapının sağlanması ve araç-gereçlerle donatılması plânlanmıştır.
1.1. TAŞIMALI İLKÖĞRETİM
İl milli eğitim müdürlükleri, Taşımalı İlköğretim Yönetmeliği’nde belirtilen
esaslar doğrultusunda taşıma kapsamına alınacak yerleşim birimleri ile
taşıma merkezi ilköğretim okullarının seçimini planlamakta ve ödenek gereksinimini
MEB’e bildirmektedir.
Merkez ilköğretim okullarının
seçimindeki özellikler
Öğrencisi taşınacak okul ve yerleşim birimlerine
göre, daha merkezi durumda olması.
Bünyesinde en az sekiz dersliğin bulunması
veya fizikî kapasitenin sekiz yıllık zorunlu ilköğretime yeterli olması.
Merkez ilköğretim okulunun bulunduğu yerleşim
biriminin, çevre köylerle ulaşım olanaklarına sahip, gelişmeye uygun ve
nüfusunun artıyor olması.
Öğretmen ve ders araç-gerecinin yeterli
olması.
Sosyal ve kültürel etkinliklere uygun ortamların
bulunması.
Taşımalı ilköğretim kapsamına
alınacak okul veya yerleşim biriminin seçimindeki
özellikler
Öncelikle, yatılı ilköğretim bölge okulu
ile pansiyonlu ilköğretim okuluna yerleştirilecek öğrenciler belirlenerek,
taşınması ekonomik olmayan ve ulaşım koşulları elverişsiz olan yerleşim
birimlerindeki öğrencilerin de bu okullara yerleştirilmesi ve yatılı kapasitesi
doldurulduktan sonra, taşıma ilköğretim kapsamına alınacak öğrencilerin
planlamasının yapılması.
Köy ve köy altı yerleşim biriminde okul bulunmaması.
Doğal afet ve başka nedenlerle okul binasının
kullanılamayacak derecede hasarlı olması.
1-3. sınıflarda, toplam öğrenci sayısının
15’den az olması.
Köy ve köy altı yerleşim birimindeki ilköğretim
okulunda, 4-8. sınıflar için yeterli sayıda derslik bulunmaması ve bu
sınıflardaki toplam öğrenci sayısının 60’dan az olması.
Öğrencisi taşınacak okul ve yerleşim biriminin,
taşıma merkezi ilköğretim okuluna uzaklığının en az 2,5 km olması.
Taşınan öğrencilerin, belediye sınırları
dışında oturuyor olması veya belediye sınırları içinde olmakla birlikte
taşıma merkezi ilköğretim okuluna olan uzaklıklarının 2,5 km’den fazla
olması.
4306 sayılı Yasa gereğince, 6-8. sınıf öğrencileri için taşımalı ilköğretimin
yaygınlaştırılması ve çağ nüfusunun zorunlu ilköğretimden geçirilmesi
kararlaştırılmıştır. Zorunlu öğrenim çağındaki çocukların okullaşması
yönünden hızlı bir gelişme sağlamak için yurt genelinde taşıma merkezli
okulların sayısıartırılarak, yaygınlaştırılmasına önem verilmektedir.

1.2. YATILI İLKÖĞRETİM BÖLGE OKULLARI VE
PANSİYONLU İLKÖĞRETİM OKULLARI
1739 sayılı “ Millî Eğitim Temel Yasası “nın 25. maddesi ve 222 sayılı
“İlköğretim ve Eğitim Yasası”nın 9. maddesi hükümleri gereğince; nüfusu
az ve dağınık olan yerleşim birimlerinde bulunan ilköğretim çağındaki
çocuklar ile maddi olanaklardan yoksun ailelerin çocuklarına çağdaş ortamlarda
eğitim öğretim vermek amacıyla yatılı ilköğretim bölge okulu (YİBO) ve
pansiyonlu ilköğretim okulu (PİO) açılmaktadır.
2001-2002 öğretim yılında;
276 yatılı ilköğretim bölge okulunda 39.5’bini
kız, 100.1’bini erkek olmak üzere toplam 139.6 bin öğrenci öğrenim görmekte,
5.5 bin öğretmen görev yapmaktadır.
237 pansiyonlu ilköğretim okulunda 60.4
bini kız, 83.8 bini erkek olmak üzere 144.2 bin öğrenci öğrenim görmekte,
5.6 bin öğretmen görev yapmaktadır.
1.2.1. YİBO ve PİO’ ların İyileştirilmesi İçin Yapılan Çalışmalar
YİBO ve PİO’larda nitelik ve nicelik bakımından çağın koşullarına .öğrencilerin
ruhsal ve fiziksel gelişmelerine uygun eğitim-öğretim görerek hayata ve
bir üst öğrenime hazırlanması çalışmaları kararlılık ilkesi içerisinde
yürütülmektedir. Bunun sonucunda; bu eğitim kurumlarında eğitimde kaliteyi
yakalamak, öğrenci başarısını artırmak, yönetici, öğretmen ve diğer personelin
yeterliliklerini artırarak mesleki becerilerini geliştirmek, kaynakları
daha etkili ve verimli olarak kullanmak, çağdaş teknolojinin eğitimde
etkin kullanımını sağlamak amacıyla, YİBO ve PİO’larda Okul Gelişim Modelinin
uygulanmasına başlanılmıştır.




1.3. EĞİTİME KATKI PAYI
Eğitime katkı payı gelirlerinde başlangıçtan bugüne kadar bir kez artırımda
bulunulmuştur. 03.03.1999 tarih ve 12401 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
ile yapılan artışlar ve Yasanın ilk şekli aşağıda verilmiştir.
4306 sayılı Yasa uyarınca sağlanan eğitime katkı payının devlet hesaplarına
alınması, özel gelir ve özel ödenek kayıtları Maliye Bakanlığınca yapılmaktadır.
18 Ağustos 1997-23 Kasım 2001 tarihleri arasında eğitime katkı payı uygulamasında
sağlanan gelişmeler aşağıdaki gibidir.
Eğitime katkı payı alınması hakkındaki 4306 sayılı Yasanın Geçici 1.
maddesinin ( F ) fıkrası uyarınca, sekiz yıllık ilköğretim giderlerini
karşılamak amacıyla yapılan her türlü bağış ve yardımların eğitime katkı
paylarının gerçekleşme durumu, her 6 ayda bir MEB ve Maliye Bakanlığı
denetim elemanlarınca denetlenmektedir. 23.11.2001 tarihine kadar, yedi
kez denetim yapılmış, denetleme sonuç raporları yasanın amir hükmü gereği
olduğu gibi kamuoyuna basın aracılığıyla duyurulmuştur.
Dünya Bankasının PEİR Raporunun sonuç bölümünde belirtildiği gibi “Mevcut
duruma yapılan destekle, son üç yılda 4306 sayılı Yasa ile elde edilen
kaynak ve bu kaynağın kullanımında sağlanan esneklikle, eğitimde performans
artışı oluşmuştur. Bu başarılar, kaynak yaratma ve bütçeleme konularında
yetkinin MEB'e verilmesi ile hesaplanabilir bir bütçe planlaması ve yönetimi
sonucunda gerçekleştirilmiştir. Buprensipler ve kazanılan deneyimler ulusal
harcama yönetiminde daha geniş reformlara ışık tutacaktır.”

Eğitime Katkı Payı Gelirlerinin Durumu ve Yapılan Harcamaların Analizi
Gelir Bin TL.
Eğitime Katkı Payı Geliri 1.397.579.133.653
Katkı Payı Geliri Nema 1.363.649.844
Bağış ve Nema Geliri 4.983.795.935
Toplam 1.403.926.579.432
4306 sayılı Yasa’nın geçici 1. maddesi uyarınca, toplanan eğitime katkı
payları, Maliye Bakanlığınca Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesaplarına 23
Kasım 2001 tarihinde 1.403 trilyon lira olarak gerçekleşmiştir.
Özel Gelir Bin TL.
Özel Gelir Kaydedilen 1.403.029.043.970
Banka Bağış Bakiyesi 897.535.462
İşlemde Olan -
Toplam 1.403.926.579.432
1.403 trilyon lira olarak gerçekleşen gelir, Maliye Bakanlığı ve MEB
hesaplarına özel gelir kaydedilmiştir.
Özel Ödenek Bin TL.
Özel Ödenek Kaydedilen 1.383.776.768.330
İşlemde Olan 19.252.275.640
Banka Bağış Bakiyesi 897.535.462
Toplam 1.403.926.579.432




Dünya Bankası'nın 22530-TU nolu Raporundan Alıntı
TÜRKİYEDE KAMU HARCAMASI VE
KURUMSAL İNCELEME
EĞİTİM ÇIKTILARI VE KAMU HARCAMALARI
Temel Eğitim Programının uygulamaya konulmasından itibaren; kamuoyuna
açıkça ifade edilen ve okullaşma göstergelerine odaklanan politikalar
sonucunda, öğrenci kayıtlarında kısa sürede önemli artışlar olmuştur.
Eğitimde izlenen açık politikalar, bu alandaki hizmetlerin sonuçlarını
iyileştirici bir etken olmasına karşın yeterli düzeyde görülmemektedir.
Mevcut duruma yapılan destekle, son üç yılda 4306 sayılı Yasa ile
elde edilen kaynak ve bu kaynağın kullanımında sağlanan esneklikle,
eğitimde performans artışı oluşmuştur. Bu başarılar, kaynak yaratma
ve bütçeleme konularında yetkinin MEB'e verilmesi ile hesaplanabilir
bir bütçe planlaması ve yönetimi sonucunda gerçekleştirilmiştir.
Bu prensipler ve kazanılan deneyimler ulusal harcama yönetiminde
daha geniş reformlara ışık tutacaktır.
Temel Eğitim Programının başarısı, ortaöğretim seviyesinde de daha
yüksek katılım oranı sağlayacaktır. Kaynak dağılımı uygunluğu, öncelikleri
ve önem seviyeleri belirlenmiş ödeneklere göre sağlanacaktır. Bu
malî kaynakların daha fazla artırılması ve eğitimin niteliğinin
yükseltilmesi için GSMH'nın en az % 4.2'si, önümüzdeki 3 yıl süresinde
eğitime ödenek olarak ayrılmalıdır. Kaynak kullanımında var olan
esneklik, önümüzdeki iki yıl içinde de 4306 sayılı Yasa kapsamında
korunmalıdır. Ancak, eğitim alanında süresi ve kaynak miktarı, düzenli
ve tutarlı olarak belirlenmemiş bütçelemeye dayanan düzenlemelere
duyulacak ihtiyaca engel olmak amacıyla, daha kapsamlı bir kamu
eğitim harcamaları reformuna gereksinim bulunmaktadır.
Harcama yönetiminde, tüm eğitim kademelerinde veriminin artırılması,
yükseköğretimde artan maliyetin iyileştirilmesi ve özellikle yükseköğretim
içi kamusal ve toplumsal harcamaların azaltılmasına özen gösterilmelidir.
İlköğretim ve ortaöğretimdeki cinsiyet ve bölgesel farklılıkların
azaltılması da çözümlenmesi gereken önemli bir konudur. Ücretsiz
kitap ve öğretim materyalleri dağıtılan kırsal kesimler ile kız
öğrenci kayıtlarının az olduğu bölgelerde, 6.,7. ve 8. sınıflar
için ek derslik ihtiyacına ilişkin yatırım harcaması programı, hem
okullaşma oranında hem de kamu harcamalarında artış sağlayacaktır.
DAHA ETKİN VE SORUMLU YÖNETİM ANLAYIŞI
Siyasi belirsizlikler ve bütçe sistemindeki karışıklıklar nedeniyle
bütçe düzenlemelerinde öngörülen bütçe dışı kaynaklar, hükümetin
etkin yönetimine engel olmaktadır. Bu konu çözümlenemediği durumda,
Türkiye, malî dengesizlik, kamu sektörünün verimliliğinin düşmesi
ve gelişiminin durması gibi sorunlarla karşı karşıya kalabilir.
Siyasi açıdan olmasa da, teknik açıdan bu olgu kabullenilmeye başlanmıştır.
Hükümet politikalarını ve programlarını destekleyen, gerekli bütçe
reformlarının gerçekleştirilmesi amacıyla gösterilen çabaların başarıya
ulaşmasında, siyasi anlayış ve destek çok önemsenmesi gereken bir
konudur.
Diğer OECD ülkelerinde denenmiş ve başarıyla uygulanmış, Türkiye'de
de 4306 sayılı Yasa gibi başarılı sonuçlar verebilen bütçe reformu
yaklaşımlarından yararlanılması önerilmektedir.
Report No: 22530-TU
TURKEY
Public Expenditure and Institutional Review
Reforming Budgetary Institution for Effective Government
|
YAPI-TESİS ONARIM HARCAMALARI
Yapı-tesis büyük onarım harcamaları için 18.08.1997-23.11.2001 tarihleri
arasında 1997 yılında 7.1 trilyon lira, 1998 yılında 131.4 trilyon lira,
1999 yılında 231.5 trilyon lira, 2000 yılında 179.5 trilyon lira ve 02.11.2001
tarihine kadar da 2001 yılı içerinde 325.3 triyon lira olmak üzere toplam
874.8 trilyon lira harcama yapılmıştır.


18.08.1997 - 23.11.2001 tarihleri arasında 1997’de 3.6 trilyon, 1998’de
18.6 trilyon, 1999’da 40.3 trilyon, 2000’de 87.7 trilyon, 23.11.2001 tarihine
kadar da 2001 yılında 90.2 triyon olmak üzere toplam 240.5 trilyon lira
harcama yapılmıştır.
18.08.1997 - 23.11.2001 tarihleri arasında 1998’de 7.8 trilyon lira,
1999’da 38.8 trilyon, 2000’de 52.3 trilyon ve 02.11.2001 tarihine kadar
da 2001 yılı içerinde 28.3 triyon olmak üzere toplam 127.3 trilyon lira
harcama yapılmıştır.
18.08.1997 - 23.11.2001 tarihleri arasında 1998’de 14.1 trilyon, 1999’da
7 trilyon, 2000’de 20.2 trilyon ve 23.11.2001 tarihine kadar da 2001 yılı
içerinde 9.6 triyon lira olmak üzere toplam 50.9 trilyon lira harcama
yapılmıştır.
18.08.1997 - 23.11.2001 tarihleri arasında 1998’de 1.4 trilyon, 1999’da
4.9 trilyon, 2000’de 4.9 trilyon ve 23.11.2001 tarihine kadar da 2001
yılı içerinde 2.8 triyon lira olmak üzere toplam 14.2 trilyon lira harcama
yapılmıştır.
18.08.1997 - 23.11.2001 tarihleri arasında 1998’de 250 milyar, 1999’da
115.9 milyar, 2000’de 46.2 milyar olmak üzere toplam 412.1 milyar lira
harcama yapılmıştır.
Depremden zarar gören ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerinin kitap,
kırtasiye, giyim, beslenme giderleri ile depremde okulun hasar görmesi
sonucu başka bir okula gitmek zorunda kalan öğrenci ve öğretmenlerin ulaşımını
sağlamak amacıyla yapılan harcamaların KDV’leri için 2000 yılında 188.9
milyar lira , 2001 yılında ise 150 milyar lira olmak üzere toplam 338.9
milyar lira transfer harcaması yapılmıştır.

|